AlpEren
✅️ Premium
ABD ile İran arasındaki müzakereler sürerken, hem Tahran'dan hem de ABD'den yeni açıklamalar var. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, adil ve eşit anlaşma kararlılığı ile Cenevre'ye gideceklerini söyledi. Beyaz Saray'dan da Trump'ın ilk tercihinin diplomasi olduğu, ancak gerekirse askeri güç kullanmaya hazır olduğu belirtildi.
ABD ile İran arasındaki arasındaki müzakerelerin 3. ayağı yine İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacak. Heyetler Perşembe günü bir araya gelecek.
Görüşme öncesi karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Tahran tarafından son açıklama İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'den geldi. İran'ın önceki turda varılan mutabakatlar temelinde, adil ve eşit bir anlaşmaya en kısa sürede ulaşma kararlılığıyla Cenevre'de ABD ile görüşmelere yeniden başlayacağını belirten Arakçi, "İran hiçbir koşulda nükleer silah geliştirmeyecek ve barışçıl nükleer teknolojinin nimetlerinden halkımız için yararlanma hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Arakçi, "Karşılıklı endişeleri ele alan ve karşılıklı çıkarları sağlayan, emsalsiz bir anlaşmaya varmak için tarihi bir fırsatımız var. Anlaşmaya varmak mümkün ancak bunun için diplomasiye öncelik verilmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın egemenliğini savunmak için hiçbir şeyden geri durmayacağını daha önce kanıtladığını ifade eden Arakçi, aynı şekilde müzakere masasında da her türlü anlaşmazlığa barışçıl çözüm bulmak için çalışacaklarını kaydetti.
BEYAZ SARAY: TRUMP'IN İLK TERCİHİ DİPLOMASİ, GEREKİRSE ASKERİ GÜÇ KULLANMAYA DA HAZIR
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "ABD, İran'a ait nükleer tesisleri tamamen yok ettiyse, İran'ın şu anda nükleer kapasite noktasında nasıl bir tehdit olduğu" yönündeki bir soruya Trump'ın açıklamalarıyla cevap verdi.
ABD'li Sözcü, İran'a ait 3 nükleer tesisin tamamen yok edildiğini savunduktan sonra, "Ancak bu durum, İran'ın ABD'yi ve müttefiklerimizi doğrudan tehdit edebilecek bir nükleer programı bir daha asla denemeyeceği anlamına gelmez. Başkan'ın bir daha asla yaşanmamasını istediği şey bu." yorumunu yaptı.
Leavitt, "Başkan Trump'ın ilk tercihi her zaman diplomasi olmakla birlikte, gerekirse ABD ordusunun ölümcül gücünü kullanmaya da hazırdır. Dolayısıyla, bu konuda nihai kararı her zaman Başkan verir." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump'ın yerel saatle bu akşam Kongre'de yapacağı geleneksel Birliğin Durumu (State of the Union) konuşmasında bu konuya da temas edeceğini ifade eden Leavitt, Trump'ın İran konusunda net bir görüşünün olduğunu söyledi.
"ABD, 150'DEN FAZLA UÇAĞI İRAN'A YAKIN NOKTALARA KAYDIRDI"
Washington Post’un (WP) kamuya açık uçuş takip verileri ve uydu görüntülerinden derlediği bilgilere göre, ABD ordusu İran’a yönelik olası bir saldırı için bölgedeki varlığını hızla artırmaya devam ediyor.
ABD ile İran heyetleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde 18 Şubat’ta gerçekleşen ve bir uzlaşıya varılamayan müzakerelerden sonra ABD ordusunun, 150’den fazla uçağı Avrupa ve Orta Doğu'daki üslere kaydırdığı tespit edildi.
ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" isimli uçak gemisinin, onlarca savaş uçağı ile dün Girit Adası'nda bulunan Suda Deniz Üssü'ne geldiği belirtilirken, uydu görüntüleri ve uçuş takip verilerine göre, yeni konuşlandırılan ABD uçaklarının yarısından fazlası Avrupa'daki üslere indi.
Bu uçakların büyük çoğunluğu kargo ve yakıt ikmal uçaklarından oluşurken, konum verileri kapalı olduğu için takipleri mümkün olmayan savaş uçakları ise uydu görüntülerinden tespit edilebildi.
Yine uçuş takip verilerine göre, ABD son günlerde ayrıca E-3G Sentry filosunun üçte birinden fazlasını Avrupa ve Orta Doğu'ya konuşlandırdı.
Büyük, döner bir radar kubbeyle donatılmış olan E-3G filosu, hedef tespiti ve her türlü hava koşulunda gözetleme yapabilen, çevredeki hava sahasındaki faaliyetlerin gerçek zamanlı görüntüsünü sağlayan erken uyarı uçaklarından oluşuyor.
İNGİLTERE'DEKİ ÜSTE HAREKETLİLİK
İnternette yayınlanan kamuya açık fotoğraflarda ayrıca, İngiltere’deki Lakenheath hava üssünde ABD’ye ait bir düzine F-22A Raptor ve Azor Adaları'na inen en az bir F-16 Fighting Falcon uçağı görüldü.
20 Şubat’ta çekilen uydu görüntülerinde Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde 60'tan fazla savaş uçağı yer alırken, bunların bir düzineden fazlasının F-35 savaş uçağı olması dikkati çekti.
Elektronik savaş yeteneklerine sahip F-35’ler genellikle düşmanın hava savunmasını hedef alarak diğer savaş uçakları için daha güvenli bir hava koridoru oluşturmak amacıyla kullanılıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde vurmakla tehdit ederken, ABD'nin askeri konuşlandırmasını izleyen uzmanlar, bölgedeki mevcut ABD askeri varlığının, 2003'teki Irak savaşı döneminden bu yana görülen en büyük yığılmalardan biri olduğuna işaret ediyor.
Uzmanlar, bölgeye konuşlandırılan askeri varlıkların, kara işgali olmaksızın günlerce sürebilecek bir hava harekatının göstergesi olduğunu belirtiyor.
WP’ye konuşan Washington Enstitüsü'nde araştırma direktörü ve Orta Doğu'dan sorumlu eski Savunma Bakan Yardımcısı Dana Stroul, ABD askeri varlığı için, "Bu bir araya getirilen muazzam güç, ABD ordusunun Trump'ın karar verdiği her şeyi uygulayabileceği anlamına geliyor.” yorumunu yaptı.
Stroul, İran’a yönelik askeri harekatın uzun süreli, yüksek kinetik bir harekattan daha hedefli ve sınırlı saldırılara kadar her şeyi kapsayabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde kıdemli danışman Mark Cancian ise, ABD’nin haftalarca sürecek uzun bir hava harekatı planlaması durumunda bölgede daha da fazla askeri varlığa ihtiyaç duyabileceği görüşünü ifade etti.
Ziyaretçiler Göremez, Görmek için Giriş yap veya üye ol.